Harun yahya sevmek ya da harun yahya’nın yazılarını sevmek, insanın saçında nasıl bir canlanma yapıyormuş ? çok mu merak ettiniz ? buyrun okuyun o zaman. öhö öhöm Efendim, harun yahya, adnan hoca ya da gerçek ismiyle adanan oktar aynı kişilerdir. adnanoktar.org ya da bir çok adresten de söylediklerimi teyit edebilirsiniz. İddia ettiği gibi yüzlerce kitabı kendisinin yadığı ise yalandır. Arkalarında çok büyük bir cemaat olan bu insanların yaptıkları iş bir ekip işidir. Halktan topladıkları parayla halkı kandırmak üzere yalanlar hazırlarlar. Yazdıkları yazıların bilimsel olduğunu iddia etselerde bunlar dünya’da hiçbir üniversitede kabul görmemiş hemen hemen tamamı bilimsel literatüre girememiş, ispatlanamamış postülatlardan ibarettir. Ancak eğitimsiz halk kitleleri üzerinde etki yaratmış ve daha çok para toplamayı garantileşmişlerdir. Efendim zaten bu insanların bilimle ilimle işi yoktur. Bilimsel en ufak bir çalışmaları da yoktur. Mevcut kuramlar üzerinden yürütülen ilmi tartışmaları “evreka” “buldum” şeklinde yorumlamaktan öteye gidecek bir çabaları da yoktur. Bu insanlar kimden aldıkları belli olmayan bir yetki ile bir din adına hareket ettiklerini söyleseler de, bu insanların hataları hiçbir dini bağlamaz. “Delil olsa sınav olmazdı” anlayışını açıkça çiğneyen bu insanlar, herşeyin bir delil olduğunu söylemektedirler. İşin acı tarafı ise bazılarının bu yalanları yutmasıdır. Efenim bu insan bir dönem, güzel sanatlarda okumaya çalşımıştır. O dönemden bu yana güzelliğe olan merakı “mankenlerden bir cemaat” gibi bir fikre kapılmasına yol açmış olmalıdır. Medyayı bolca meşgul etmiş, tehditler-davalar havada uçuşmuştur. Bu insanların sapık tarikatları ile ilgili şöyle röportajlar yayınlanmış tekzip gelmemiştir. http://arsiv.sabah.com.tr/2000/01/23/g18.html sabah gazetesi arşivinden. ……………………………………………………… Piriler, “Sizden istenen cinsel tercihler nelerdir” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Burada Tuğçe ile Bahadır’ı tanıştırdık. Daha sonraları Bora ile görüşmelerim esnasında dini konular hakkında bana yapmış olduğu telkinler ve yine Adnan Hoca’nın okumam için verdiği kitapları okumamdan dolayı evlilik üzerinde konuşmaları esnasında cinsel ilişkiler konusunda görüşlerini söylemeye başladı. Bana normal, önden yapılan ilişkinin yasak ve günah olduğunu ancak ANAL (arkadan) ve ORAL (ağız yoluyla) seksin yasak olmadığını, Kur’an ayetlerinde önden ilişkinin nikah haricininde yapılmasının günah ve yasak olduğunu diğerlerinin ise normal olduğunu söylüyordu. Ben bu tekliflerine karşı çıktım ancak beni çok etkilediği için Bora ile Kandilli’de bulunan evde kuzeni Ebru AKYÜZALP’in de bulunduğu bir sırada odada yalnız kapı yarı açık vaziyette iken bana ORAL seks yapmak hususunda baskı uygulayınca bir kere bu tür seks yaptık. Ancak seks sonunda kendisinin spermini yutmam gerektiğini çünkü erkek spermlerinin natural antibiyotik olduğunu, saçlarımın parlak ve cildimin güzel olacağını söylüyordu ancak çok iğrenç bir şey olduğu için kabul etmedim ancak ORAL seks yaptık fakat yutmadım. Böyle bir kere daha kendisi ile ORAL seks yaptım daha sonra ise Bora ve arkadaşları ile kesinlikle hiçbir şekilde seks yapmadım. Bora’nın arkadaşlığımız esnasında bu istekleri sürekli arttığı için Eylül ayında arkadaşlığımız bitti. Ancak arkadaşlığımız esnasında birçok erkek arkadaşı ile tanıştım. Bunlardan Seçim KÖSE komşum olduğu için kahvaltı için davet ettiğinde evine gittim. Burada Gökalp BARLAN ile tanıştım ve arkadaş oldum. Aynı istekleri iletince kabul etmedim …………………………………………………………… Bu insanların sapıklıklarına fetva vermek, kendi yaptıkları, hiçbir dini bağlamaz. Ancak bir “dini kurtarıcı” gibi görünen bu kişinin gerçeği bunlar üzeredir. Bunlar sadece cahil halka yalanlarını veya spermlerini yutturmaya çalışan ahlaksız insanlardır. Ne bu yalanlarla ne de spermlerle saçlar parlamaz. Bu insanı Türkiye Cumhuriyeti Devleti yasalara karşı geldiği için mahkum etmiştir. Bu insan eski bir mahkumdur. Peki biz acaba, vicdanımızda bu insanı mahkum edebildik mi ? Evet bu çok ağır bir sorudur ve cevabını “evet” verenlerin sayısı pek azdır. Peki kanunlarda yazmayan ahlak nolacak ? Bu insanın ahlaksızlığı bizi rahatsız etmiyor mu ? Bu insanlar bilimadamlarının bas bas bağırmasına rağmen, yayınlarıyla gençlerimizi zehirlemeye devam etmektedir. Bu yalanları yutmayalım. Bu insanların yazdıklarının doğrusunu merak edenler, (gerçeği) üniversitelerin kütüphanelerinde yani gerçek bilimsel yayınlarda aradıklarını bulabilirler. “İlim, ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsin Ya nice okumaktır” `Yunus emre`

Okuduğun bir yorumdan Adnan Oktarın insanların psikolojisini nasıl bozduğunu görmüş oldum. Bir bayan ya bu site bir taktikse, ya siz de onlardansanız diye yazmış..  Adnan Oktar ve ekibinde o kadar çok dolap dönmektedir, o kadar çok tehditler savrulmaktadır  ki ondan ayrılan eski müritler hayatlarının geri kalanını hep şüphe içinde geçirmektedirler.

Bu siteyi düzenleme amacım Türk insanının gerçekleri görmesidir. Daha önce bir forum sitesinde Adnan Oktar gerçeği masaya yatırılmıştı. Ama Adnan Oktar o siteyi ve kendi hakkında yayın yapan bütün siteleri susturmuştur. Türk Telekom Adnan Oktar el ele bizlere Türkiye Cumhuriyetinin ne hale geldiğini bariz şekilde göstermektedir.

http://harunyahyakimdir.wordpress.com/

             Harun Yahya kamuoyunda Adnan Hoca namıyla ünlenen ve her türlü rezilliğe adı karışmış olan meşhur Adnan Oktar’dır. Kendisi esasen Güzel Sanatlar fakültesinde okumasına rağmen akla gelebilecek her konuda 250 civarında kitabı mevcuttur. İnsanın 30 yıllık bir ömürde çoğu kişinin hayatı boyunca edinemediği bilgi birikimine ulaşıp bilim adamlarından bile ziyade Nanoteknoloji, Biyoloji, Din, Siyaset, Evrim Teorisi gibi alanlarda bu kadar yetkin ve etkin olması akıllara zarar bir durumdur. Kendisi öylesine derin bir kişiliktir ki, oturdumu 15 günde koca bir ilim dalındaki her türlü gerçeği ortaya çıkartıp bunu kitap olarak yazıp yayınlatacak kadar beceriklidir.       

          Adnan Oktar’ın çeşitli kitapları Harun Yahya ve Cavit Yalçın müstear ismiyle yayınlanmıştır.         Adnan Oktar hakkında çok çeşitli suçlamalar ile çeşitli kereler ceza davaları açılmış ve “Akli melekeleri yerinde olmadığından cezai ehliyete haiz olmadığı gerekçesi ile hüküm giymemiştir!” (kabacası: Delidir, ne yapsa yeridir demek!) Bu davaların bir kısmı fuhuş ile ilgilidir.

        Evrim Teorisi Adnan Hoca’ya rağmen koca yıkılmaz bir kaya gibi durduğu yerde durmaktadır. Ne tek bir kişinin lafı ile teori olmuştur, ne de tek bir şarlatan nedeniyle yıkılır. Benim asıl anlamakta zorlandığım ise bu teorinin belli çevrelerce neden sürekli yüce Allah’ın varlığına karşıt koşulduğudur. Kasıtlı olarak ve yoğun bir şekilde yürütülen bu propagandanın amacını anlamakta güçlük çekiyorum. Yurtdışına eğitim için giden bir çocuğumuz oralarda bu iddiaları ortaya koysa ertesi gün uçak biletini eline verip geri yollarlar.

        Neden korkuyorsunuz? İnsan bir konu hakkındaki her türlü iddiayı öğrenebilmelidir. Evrim teorisi ile inancından olacağını düşünen birisinin inancına güveni yok demektir.

        Harun Tahya yada Adnan Oktar ın asıl kimliğini onun tarikatından ayrılmıış kişilerin ağzından dinleyelim….