Kendini dindar farzları ve sünnetleri uygulayan biri gibi gösterir
Aslında o Kuran dahil hiç bir şeyi kabul etmez. Tek bildiği mehdilikle ilgili hadislerdir.
Evine davet ettiği dindar Müslümanlar ( köşe yazarları vs) Hepsinin arkasından dalga geçer güler eğlenir.İddia ediyorum Adnan Fatihayı bile ezbere okuyamaz. Saka yapmıyorumAdnanın dikkat toplama problemi o yüzden liseyi 10 senede bitirmiştir.

        Kendini bir noktaya odaklayamaz. Gözlerini kırpıştırıp durur.
madem bu insan bu kadar bilgili niye hiç tv ye CANLI YAYINDA çıkmaz iki kelime etmez ona göre genç üniversiteli gençler olan müritlerini konuşturur.
Adnan ne mi yapar? Bütün gün beyaz paçalı donu ile evde dolaşır ve yatar ve TV seyreder kızlarla uğraşır.


        Adnanın anormalliğini fiziksel yapısından da anlamak mümkün. Alnın genişliği ve çıkıklığı kafasının vücuduna göre orantısızca büyük oluşu. El ve ayaklarının kısa buna rağmen büyüklüğü buna örnek. Bunu bastırabilmek için kendinin ne kadar yakışıklı olduğunu ! herkese söyletir. Adnanın hastalığı gittikçe ilerliyor. Adnan ağır bir panik atak hastasıdır. çevresindekilerin onu öldüreceğine vs inanır. Esra diye bir kız ona cay getirirken ayağı tökezlemişti Esra nın onu yakmak istediği söyleyip dövmüştü. Sonra Zeynep Y nin onu öldürmek istediğini vs düşünüyordu.
O yüzden senelerce enden dışarı çıkmadı. Adnan kendi başına evden çıkamaz çıksa da yolunu bulamaz .

        Kendinin kalp hastası olduğuna inanıyor Hatta kalp krizi geçirdiğini vs söyleyip hastane hastane dolaştığını biliyorum aslında sadece onun diğer hezeyanlarından biri bu. Adnan bu kadar anormalliğine rağmen o kızları yanında tutabiliyor. Çünkü herkesi onu peygamberliğine hatta peygamberlerden daha ustun bir yeri olduğuna inandırmış. Ve o kızlarla o kadar çok uğraşıyor ki o kadar eleştiriyor ki ve maalesef o kadar dövüyor ki ve yine maalesef onları eğer ayrılırsan senin çıplak fotoğraflarını dağıtırım bilmem nereye gitsen de benden kurtuluş yok gibi tehditlerle onları yanında tutmayı başarıyor.


        Kızları dövüyor, cinsel olarak kullanıyor, saclarını kesiyor, kaşlarını kazıyor aklınıza hayalinize gelmeyen ancak bir psikopatin düşünebileceği her seyi yapıyor. Bana sorarsanız o insanlara insanlığa düşman.
        Orada olmayan biri kitaplarına bakıp ta Adnan şöyle mükemmel vs demesin çünkü komik kaçıyor. karsınızda hakikaten bir şeytan var. Bu zavallının hastalığını artması ile birlikte daha çok kendiyle meşgul olacağını ve kızların biraz düşünmek için kendilerinde güç bulacağını umut ediyorum.
Son olarak eklemek istediğim şey : ORADAKI BUTUN KIZLAR BENIM KIZKARDESIM GIBIDIR. SIZE SOYLUYORUM AYRILMAK ICIN COK GEC DEGIL HICBIRSYE ICIN COK GEC DEGIL AILENIZ SIZE EMIN OLUN KUCAK ACACAKTIR. ORADAN AYRILAN MUNAFIK OLUR VS BUNU DINLEMEYIN INANIN DISARISI DAHA GUNAHSIZ ORASI INANIN COK AHLAKSIZ… UNUTMAYIN HER ZORLUKLA BIRLIKTE BIR KOLAYLIK VARDIR SUPHESIZ HER ZORLUKLA BIRLIKTE BIR KOLAYLIK VARDIR

3 Yanıt “Adnanın Taktiği (Dışarıya karşı)”

  1. adnanoktar.wordpress.com demiş

    gayretlerinize tebrikler

  2. Rizeli demiş

    Gelelim fasulyenin faziletlerine!

    Butun dunyada Islam dini mutevazi bir din olarak bilinir.

    Ornek:
    ADALET VE TEVAZU
    Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi.

    Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz’e bir elma hediye göndermişti. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

    - Ona de ki, elma yerini bulmuştur.

    Fakat görevli itiraz edecek oldu:

    - Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

    Halife cevap verdi:

    - Evet ama, Rasulullah s.a.v.’e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.

    Valilerin maaşlarını çok bol verirdi. Sebebini şöyle açıklardı:

    - Valiler para sıkıntısı çekmezler, bütün ihtiyaçları karşılanırsa, kendilerini halkın işlerine vakfederler.

    Bir gece halifenin yanında bir misafiri vardı. Kandilin yakıtı tükenmişti. Misafir dedi ki:

    - Hizmetçiyi uyandıralım da kandilin yağını koyuversin.

    - Hayır, bırak onu uyusun. Ben ona iki ayrı işi yaptırmak istemem.

    - Öyleyse ben kalkıp kandile yağ koyayım.

    - Olmaz, misafire iş gördürmek yiğitlikten sayılmaz.

    Kendisi kalktı, kandilin yağını koyup yerine döndü ve şöyle dedi:

    - Ben kalkıp iş yaparken de Ömer’dim; gelip oturdum, yine aynı Ömer’im.

    İki buçuk yıllık halifelik döneminde İslâm aleminde adaleti hakim kılmıştı. Büyük dedesi Hz. Ömer r.a. gibi adalet ve basiret sahibiydi. Henüz kırk yaşlarında iken onu çekemeyenler tarafından bin dinar altın para karşılığında hizmetçisi eliyle zehirlenmişti. Hizmetçisi suçunu itiraf ettiğinde, Ömer b. Abdülaziz, paraları adamdan alarak devlet hazinesine koymuş, kendisini serbest bırakmış, öldürülmekten kurtulması için de kaçmasını söylemişti.

    Simdi, adnan hokkabazinin yasam tarzina baktigimizda, bundan eser bulamayiz.

    Kuran’dan ornekler:
    BAKARA SÛRESİ
    (58)Hani, “Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve “hıtta!” (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz” demiştik.

    A’RÂF SÛRESİ
    (161)O zaman onlara denilmişti ki: “Şu memlekete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve ‘Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)’ deyin. Kentin kapısından eğilerek tevazu ile girin ki biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere daha da fazlasını vereceğiz.”

    NAHL SÛRESİ
    (48)Allah’ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah’a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.

    İSRÂ SÛRESİ
    (24)Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim!, Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.”

    FURKÂN SÛRESİ
    (63)Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler.

    Simdi baska ornekler vereyim:

    Bakiniz:

    http://www.harunyahya.com/theauthor2.php
    TAM 13 (ONUC) KENDI FOTOSU VAR!!!!!

    Bakiniz:

    http://www.harunyahya.com/theauthor2.php
    TAM 9(DOKUZ) FOTOSU VAR!!!!!

    Bu kadar IFTIRA var diyorsunuz, bu kadar YALAN var diyorsunuz. Neden adnan oktar bey tv ye cikipta acik oturum tipi bir programda akillica kendini aciklamiyor? Neden sorulara bizzat cevap vermiyor?

    Simdi bu hokkabaz, Allah’tan, Muslumanlik’tan, dinden bahsetti mi, hakkindaki davalari duyup gordukten sonra, deli raporlarini gordukten sonra, hele hele hadi merak ettim sitesine girdim de bu fotolari gordukten sonra, NEDEN BU sahisin IYI BIR INSAN OLDUGUNA INANAYIM?

  3. Allahin kulu demiş

    az biraz internete girersen bu sacma sozlerine http://www.harunyahya.tv de hergun adnan beyin asagi yukari 2 saatlik canli programlari gorebilirsin.Allah iftiralarinizdan sakindirsin…

Yorum Yapın