Bu AO askere akli dengesi, ve aldığı raporlar nedeni ile gitmedi mi? (83-84 ler gibi). Eeee? Bunca sene içinde güya eserler ve kitaplar yazmadı mi? Akli dengesi yerinde olmayan askerden muaf sayılan biri nasıl eser hazırlar? Nasıl kitap yazar? Çok iyi bir fikrim var! Mutlaka biri düşünmüştür, ya da simdi üzerine gidelim lütfen!!!
Her torpilli o zaman gider deli raporu alıp askere gitmez!
Lütfen bir kampanya başlatalım, Askeri mecra kimse onunla kontak kurun. Madem bu adam deli raporu ile askere gitmedi, ayni kimse nasıl eser ve kitap yazar ki? Bence Ordumuz bu adamı tekrar akli dengesi testi yapsın, bakalım iyileşmiş mi? iyileşmiş olması lazım ki 250 den fazla kitap yazmış değil mi? İyileşmiş ise, o zaman askerlik görevini
de yerine getirmesi lazım değil mi?
Askere paralı gidemez çünkü yurt dışına çıkmadı, askere giderse ne olur?
Senelerce tıkıldığı köşklerden yalılardan çıkıp kışla ya gidecek. Bu
ne demek? 18 ay gibi bir sure resmen askerlik yapacak, bu da yılanın
başının uzun sure kesik kalmasıdır!!!
Bu ne demek? Müritlerinden yardımcılarından mahrum kalacak. Bu demek?
Müritler yalnız kalacak. İşte size daha büyük bir umut!!! Bunun olmamasına imkan var mi? neden olmasın? Bence bu askerlik olayına bayağı bir ağırlık verelim, çünkü harika sonuçlar çıkacak gibi geliyor bana. Ordunun dikkatini çektik mi bu is bitmiştir. Üstüne üstlük askerler ile dincilerin arası hiçbir zaman iyi değildir, bunu da kullanmamız lazım.
Lütfen bunun üzerine gidelim, avukatlar bunu halledebilir, çünkü kanunları hepimizden iyi biliyorlar.
arkadasım
Bu adama zaten 1 gun askerliği yaptıran zihniyet dd aynı zaten.bu adamın davaları gibi askerliğide zaman aşımına ugradı.Bizim Ordumuz ve Devletimiz maalesef böyle.Fakir ve Garipsen askerlik senin için 18 aydır.Eğer zenginsen yada orduda akraban varsa hele Gatada bir tanıdığınvarsa herseyden evvel paran var kardeşim ASKERLİĞİNİ bir gunde yapabilirsin.Ben
arkadasım
Bu adama zaten 1 gun askerliği yaptıran zihniyet dd aynı zaten.bu adamın davaları gibi askerliğide zaman aşımına ugradı.Bizim Ordumuz ve Devletimiz maalesef böyle.Fakir ve Garipsen askerlik senin için 18 aydır.Eğer zenginsen yada orduda akraban varsa hele Gatada bir tanıdığınvarsa herseyden evvel paran var kardeşim ASKERLİĞİNİ bir gunde yapabilirsin.Ben Ağrı Dağında askerlik yaptım.Eğer bu adam 15 ay askerlik yapmayacaksa benimde askerliğim helal değildir.AMA GARİP OLAN O CEMAATE GİRENLERİN HEP AYNI SEYLERİ YAPMALARI.ANNE BABALARINA HEMEN İFTİRA ATIYORLAR.BENİMDE KIZ ARKADASIMONLARLA TANISTI RUYAMDA PEYGAMBERİMZİ GORDUM SENDEN AYRILMAMI ISTIYOR DEDİ VE GİTTİ.ACABA RUYASINDA GÖRDÜĞÜ VE PEYGAMBERİMİZ DEDİĞİ ANDAN OKTAR OLMASIN.KENDİNE MEHDİ DİYEBİLİYORSA
Hangi hastaneler deli raporu verdi?
1) İlk rapor Şişli Etfal Hastanesi’nden 1983 yılında verildi. Bu raporda Oktar’a şizofren tanısı kondu.
2)İkinci raporu 1984 başında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi verdi. Buradaki tanı ‘paronoid’ idi.
3)1985 yılında son yoklamayı yapan Beşiktaş Askerlik Şubesi’nin gönderdiği İstanbul Gümüşsuyu Askeri Hastanesi’nden üçüncü raporu aldı. Bu raporda teşhis ‘ayırt edilemeyen tip’ şeklindeydi.
4)1986 sonunda tutuklanan Oktar’a bu kez Adli Tıp Kurumu rapor verdi. Rapordaki teşhis ‘Paranoid’ oldu.
5)1987′de hapishaneden gönderildiği Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde 7 aylık tedaviden sonra 5′inci raporu aldı.
6)1988′de yeniden Beşiktaş Askerlik Şubesi’ne müracat eden Oktar bu kez ileri tetkik için GATA’ya gönderildi ve 6′ncı raporunu aldı. Teşhis ‘Hastalık müzminleşmiş’ şeklindeydi.
7)1993′te ihbar üzerine Eskişehir Hava Hastanesi’ne yeniden sevkedilen Adnan Oktar son raporunu aldı. Raporda ‘Askerliğe elverişli değildir’ deniliyordu.
İşte bir detayli rapor!
(31 Mayıs 1988 tarihli Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) raporu)
Ayakta, yaşında, ciddi ve kendine bakımlı görünümde, giyiniş ve tuvaletine özeni çok iyi, çevresinde olup bitenlerden haberdar olma isteği tarzında artmış, mizacı şüpheci, sosyabilitesi son derece kibar, alıngan, konuşma ve ses tonu normal, mimik ve jestleri, düşünce içeriğindeki patolojilere uygun, mağrur ve kendine güven ifade eder tarzda, hareketleri düşünce içeriğindeki patolojiler yoğun artmış, serbest zamanları diğer hastalar ile sohbet etme, odasında temizlikle uğraşma tarzındadır.
Uyku, yeme, işeme, dışkılama alışkanlıkları tabii yönelimli. Hastalığı hakkında bozuk ağlı, şuur açık. Fikir akış, hız ve ritmi normal olup amaca varmakta, fikir içeriğinde obsesyon, megalomani ve mistik hezeyan ve referans fikirler tarzında bozulma mevcuttur.
Spontan dikkat normal, volenter dikkatte artma mevcuttur. Hafıza tabii, yargılama tam, effektivite neşesizlik tarzında artmış, zaman zaman kuşku tarzında bozulmuştur. Davranışları klinik gözleme göre genel aktivitesi normal düzeyde olup, kendi halinde odasında oturma, ibadet etme, hastalarla konuşma tarzındadır.
Yaşam öyküsünden ve eldeki belgelerden anlaşıldığı üzere 10 yılı aşkın süredir hasta olduğu, Şişli Etfal Hastanesi’nden Şizoid, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Atipik depresson (Paranoid hastalığı) dolayısıyla 1984-1985 ders yılına devam edemez. Bulvar gazetesinde çıkan yazılarından ötürü tutuklandığı, avukatının isteği üzerine Adli Tıp Kurumu rapor no: 32.2.2.1987 Paranoid, TCK’nun 46′ncı maddesinden istifade eder, tanı ve kararı aldığı bilahare Bakırköy Hastanesinde 9-10 aylık bir tedavi programına alındığı, Antipsikotik ilaçların kullanıldığı, kendisine verilen dini yayma görevine engel olmak isteyen esaslı bir grubun olması nedeni ile devamlı yollarını değiştirdiği, sık sık adres değiştirdiği, kamuoyunda sık sık tartışma ve açık oturumlara girdiği şeklinde ifade edilmektedir.
2 UZMAN GÖRÜŞÜ
Hukukçular: Ceza almaz
HUKUKÇULAR Adnan Hoca’nın 7 ayrı raporla tescillenen hastalığı nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 46′ncı maddesindeki ‘akıl hastalarına ceza verilemeyeceği’ hükmünden yararlanacağını belirtiyor. Ancak, DGM tarafından tutuklanan Adnan Oktar’ın raporunun yargılanacağı mahkeme tarafından suç işlediği tarihten önce alındığı gerekçesiyle yeniden istenebileceğini hatırlatılıyor. Daha önceki raporların tutuklamaya engel olmadığını söyleyen hukukçular savcıların yeniden Adli Tıp Kurumu’ndan rapor istediğini bildirdi.
Doktorlar: Ağır hasta
ADNAN Oktar’a konulan paranoid şizofreni teşhisini değerlendiren doktorlar hastalığın çok ağır olduğunu ve tamamen tedavi edilmesinin mümkün olmadığını belirtiyorlar. Hasta olan kişi kendisi hakkında kötü bir şeyler olacağını, başkaları tarafından kendisiyle ilgili komplolar kurulduğunu düşünüyor. Hastaların tepkileri şöyle:
* Çok zeki olurlar. Kendileri hakkında komplolar kurulduğuna inandıkları için de kendini savunmaya yönelik çok ciddi karşı komplolar hazırlarlar.
*Tehditkâr gördüğü insanlar hakkında bilgi, belge toplayıp şantaj yaparlar.
Hocanın servetine karapara takibi
GEÇEN hafta muhteşem villasında yapılan bir operasyonla gözaltına alınan ve daha sonra tutuklanan ‘Adnan Hoca’ lakaplı Adnan Oktar, şimdi de karapara kıskacına alındı. ‘Maliye’nin MİT’i’ olarak bilinen MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) Adnan Hoca ve müridleri için İstanbul’a üç uzman gönderdi. Ayrıca Maliye Bakanlığı da 2 gelirler kontrolörü görevlendirdi. Maliye Bakanı Sümer Oral’ın bilgisi dahilinde karapara kıskacına alındığı bildirilen Adnan Oktar’ın şantaj kasetlerinden elde ettiği gelirleri hangi yolla akladığı incelenecek. MASAK uzmanları karapara soruşturması çerçevesinde, Adnan Hoca’nın müridlerinin adına kayıtlı şirketleri mercek altına aldı. Şirketlerin defterlerine el konulduğu öğrenildi. MASAK uzmanları İstanbul polisiyle ortak olarak çalışma yapıyor.